“Kaan” Ensest Seks Hikayem.

Kaan, 23 yaşındaydı. Üniversiteyi yeni bitirmiş, iş bulamayınca bir süredir annesi Mehtap’ın evine geri dönmüştü. Mehtap 46 yaşındaydı ama kendini çok iyi koruyan, bakımlı bir kadındı. Koyu kahverengi saçlarını her zaman topuz yapar, evde bile hafif makyajla dolaşırdı. Kaan çocukluğundan beri annesinin kokusunu, sesini, hareketlerini ezbere bilirdi. Ama son bir yıldır bir şeyler değişmişti.

Babası üç yıl önce vefat etmişti. Mehtap o günden sonra yalnız kalmış, oğluna daha çok bağlanmıştı. Kaan da annesine tutunmuştu. Akşamları birlikte dizi izler, mutfakta yan yana yemek yapar, bazen de aynı koltukta omuz omuza otururlardı. Kaan, annesinin bacağına değen kendi bacağını her seferinde biraz daha bastırır, ama sesini çıkarmazdı. Mehtap da fark eder gibi olur, ama hiçbir şey söylemezdi.

O akşam her zamanki gibi geç olmuştu. Kaan odasında yatmıyordu. Salona indiğinde annesini mutfakta, sadece ince bir gecelikle bulaşık yıkarken buldu. Gecelik beyazdı, ışığa tutulunca vücudunun hatları net görünüyordu. Mehtap’ın göğüsleri hâlâ dolgun, kalçaları dolgun ve yuvarlaktı. Kaan eşikte durup bir süre izledi. Boğazı kurumuştu.

Mehtap başını çevirdiğinde oğlunu gördü. “Uyuyamadın mı?” diye sordu. Sesi yumuşak, biraz da yorgundu.

Kaan yaklaştı. “Uyuyamıyorum… Senin yanına gelmek istedim.”

Mehtap elini kuruladı, oğluna döndü. Aralarında sadece bir adım vardı. Kaan’ın gözleri annesinin boynuna, oradan açık yaka geceliğin içine doğru kaydı. Mehtap bunu fark etti. Yutkundu. “Kaan…” dedi, sesi titrek çıktı. “Böyle bakma bana.”

Kaan cevap vermedi. Elini uzatıp annesinin beline koydu. Parmakları ince kumaşın üzerinden sıcacık tenini hissediyordu. Mehtap geri çekilmedi. Gözlerini oğlunun gözlerine dikti. Uzun bir sessizlik oldu. Sonra Kaan yavaşça annesini kendine çekti ve dudaklarını onunkilere bastırdı.

İlk öpücük ürkekti. Mehtap’ın dudakları kapalı kaldı. Ama Kaan ısrar etmedi, sadece yavaşça, yumuşakça öptü. Birkaç saniye sonra Mehtap’ın dudakları aralandı. Dilini oğlunun diline değdirdiğinde ikisi de hafifçe inledi. Öpüşme derinleşti. Kaan’ın elleri annesinin belinden kalçalarına indi, kumaşı sıyırıp çıplak tenine dokundu. Mehtap’ın kalçaları dolgun ve sıcacıktı. Kaan parmaklarını sıkıca kavradı.

Mehtap öpüşmeyi kesti, alnını oğlunun alnına dayadı. “Bu yanlış…” diye fısıldadı ama sesinde hiçbir kararlılık yoktu.

Kaan “Biliyorum,” dedi. “Ama istemiyorum durmayı.”

Mehtap gözlerini kapattı. Birkaç saniye sonra başını salladı. Kaan geceliği yavaşça yukarı sıyırdı. Mehtap kollarını kaldırarak yardımcı oldu. Gecelik yere düştü. Mehtap çıplak kalmıştı. Göğüsleri ağır ve dolgun, uçları koyu pembeydi. Karnı hafifçe yumuşak, kalçaları geniş ve dolgun. Kaan bir adım geri çekilip annesini süzdü. Sonra dizlerinin üzerine çöktü.

Önce göğüslerini öptü. Dilini uçlarına değdirdi, emdi, hafifçe dişledi. Mehtap’ın nefesi hızlandı. Elleri oğlunun saçlarına gitti. Kaan daha aşağı indi. Dilini annesinin karnına, göbeğine, sonra kasıklarına gezdirdi. Mehtap bacaklarını araladı. Kaan dilini yavaşça iç dudaklarına değdirdi. Mehtap’ın tadı tuzlu ve sıcacıktı. Kaan dilini içeri soktu, yaladı, emdi. Mehtap’ın bacakları titriyordu. “Kaan… yeter…” diye inledi ama oğlunun kafasını itmedi, aksine bastırdı.

Kaan ayağa kalktı. Kendi tişörtünü ve şortunu çıkardı. Siki çoktan sertleşmiş, ucundan şeffaf bir damla süzülüyordu. Mehtap oğlunun aletine baktı. Ellerini uzatıp kavradı, yavaşça sıvazladı. Sonra eğilip dilini ucuna değdirdi. Kaan inledi. Mehtap oğlunun sikini ağzına aldı, yavaşça ileri geri hareket ettirdi. Boğazına kadar almaya çalıştı ama her seferinde biraz daha zorlandı. Tükürüğü akıyordu. Kaan saçlarını tutup ritmi ayarladı.

Bir süre sonra Kaan annesini mutfak tezgâhına oturttu. Bacaklarını ayırdı, sikini ıslak amına dayadı. Göz göze geldiler. Mehtap başını salladı. Kaan yavaşça içeri girdi. Sıcak, dar ve kaygandı. İkisi de aynı anda nefeslerini tuttu. Kaan tamamen gömülünce durdu. “Anne…” diye fısıldadı.

Mehtap bacaklarını oğlunun beline doladı. “Hareket et,” dedi.

Kaan yavaş yavaş sokup çıkarmaya başladı. Her girişte Mehtap’ın iç duvarları onu sıkıyordu. Tempo gittikçe arttı. Tezgâhın kenarı Mehtap’ın kalçalarına batıyordu ama umurunda değildi. Kaan bir eliyle annesinin göğsünü sıkıyor, diğer eliyle belini tutuyordu. Mehtap’ın inlemeleri mutfakta yankılanıyordu.

Kaan annesini çevirdi, yüzüstü tezgâha eğdi. Arkadan tekrar girdi. Bu sefer daha derine, daha sert. Mehtap’ın kalçaları her vuruşta sarsılıyordu. Kaan bir elini öne uzatıp annesinin klitorisine sürttü. Mehtap birkaç saniye içinde orgazm oldu. Amı ritmik olarak kasılıp Kaan’ın sikini sıktı. Kaan dayanamadı. “Boşalacağım…” diye uyardı.

Mehtap “İçime,” dedi.

Kaan son birkaç sert hareketle derinlere kadar girdi ve boşaldı. Sıcak spermlerini annesinin içine bıraktı. Bir süre öyle kaldılar. Nefesleri yavaş yavaş normale döndü.

Kaan sikini çıkardığında aralarından beyaz bir sızıntı aktı. Mehtap dönüp oğluna sarıldı. Terli vücutları birbirine yapışmıştı. Hiç konuşmadılar. Sadece birbirlerini tuttular.

O geceden sonra evdeki düzen değişti. Artık geceleri ayrı odalarda yatmıyorlardı. Mehtap, oğlunun yanına yatıyor, sabahları da aynı yatakta uyanıyorlardı. Kimseye anlatılmayacak bir sırları vardı. Ve ikisi de pişman değildi.

Yukarı Çık